27 Ocak 2010 Çarşamba

Dostluğun Böylesi..

hava ayaz..buz kesiyor..
izlediğim filmde kar yağarken bile üşüyen ben..bu akşam yürüdüm dönüşte.. dün akşam işyerine gelen bir arkadaşımın içlenerek anlattıklarını düşündüm yol..
 benim de tanıdığım iki dost.. erkek arkadaşımız sevgilisine yani benim arkadaşıma bile tercih etmiş bu
dostu olan bayanı..onu deliler gibi savunduğu bir gün ayrılmış erkek arkadaşımdan..aradan aylar geçmiş bir gün dönmüş erkek, arkadaşımda herzamanki gibi kucak açmış.. "niye ayrıldınız, siz çok iyi dosttunuz, bana bile tercih etmiştin" demiş..
ağlaya ağlaya anlatmış erkek..
"bana ihanet etti, beni kullanarak başkalarıyla birlikte oldu, benim gözümün içine baka baka arkamdan oyunlar oynadı, arkadaşlarımı ayartıp bana onlarla hiç ilgisi olmadığını söyledi..onun yaptığını hiçbir kadın yapmaz, eşini de tanıyorum, eşini de kandırdı herkesle" diye dertlene dertlene anlatmış..kadının eşi için küfürler hakaretler etmiş, ağza alınmayacak şeyler söylemiş..birdaha asla konuşmam onlarla, onurum gururum var benim, eşi kapıya koymadığı için utanmalı" demiş.. benim gariban arkadaşım bunları dinleyip onunla beraber dertlenmiş..
yine beraber olmuşlar..ama bu süre içinde sevgilisi arkadaşıma sürekli ondan bahsediyormuş..aradı, konuştuk, eşiyle konuştuk, intihar edicek diye aradı gel onunla yine arkadaş ol dedi, acıyorum aslında kızcağıza arada bir sohbet ediyorum diyormuş..arkadaşım bozuluyormuş ama çok sevdiği için diyemiyormuş bişey..



zaman geçmiş arkadaşımı ona karşı kullanmaya, arkadaşımı kullanarak, kadının canını yakmaya çalışmış..biraz daha zaman geçmiş arkadaşımı sudan bir bahane ile bırakıvermiş..daha o gün arkadaşım onunla beraber görmüş sevgilisini..sonra bazı etkinlikleri birlikte yaptıklarını, eşleriyle ve çocuklarıyla birlikte tatil yaptıklarını duymuş..nedenini de çözmüş arkadaşım..kadının birlikte olduğu insanlar nedeniyle çevresi çok geniş.."benim sevgilim de kişiliğini ancak onun çevresinde bulabiliyordu..ama benim anlamadığım bana ağlayarak anlattığı o gururum onurum dediği dikliğini, ona ve eşine ettiği küfürleri, kendisine ve ailesinin içine nasıl sindirdi..acaba o çirkin yakıştırmaları duysaydı kadının kocası öncekilere yaptığı tehditleri onada yapar, onu böcek gibi ezmezmiydi..onların arkasından söylediklerini nasıl yutarak tekrar dost oldular".. diye yana yakıla anlattı.."bana onu böyle anlatan bu adam kimbilir benden ona neler anlattı, anlatıyordur" dedi.. elimden bişey gelmedi, ağlaya ağlaya gitti..


belki karmaşık, bir okadar da çapraşık..dostluğun ne olduğunu düşündüm o ayazda yürürken..işte bu da dostluğun farklı bir versiyonu..


bütün bunları düşünürken, bu sabah buna benzer bir maili okumadan sildim..belki de içindeki gereksiz savunmaları az çok bildiğimden..


yemek tarifi gibi..
dostluklar çeşit çeşit..

3 yorum:

JİVAGO dedi ki...

Dostlukları yemek tarifine benzetmek oldukça ilginç........

Benimde kafam bu konularda oldukça
karışıktırda.......

Saygılarımla,

aslan dedi ki...

Bir arkadaşım vardı,negatif olaylardan,dostlardan kaçmalı derdi.O zamanlar yadırgardım.
Yaşlandıkça,dostlarda da seçici olunuyor galiba.Eski,iyi bir dostun dertleri ve neşesi de paylaşılmalı ayırım yapılmaksızın
galiba.
Dostlukla kalın.

Hacivat dedi ki...

Dostuluk biraz insanın kumaşı nereden kestiği ile alaka durur. Kısa kesilenlere o dar kapsama dahildir. Uzun kesilenler sürünmeye...

Hayali dostluklar atlas'dandır. Ve herkes elinde ki kumaşı atlas zannedip ölçmeye başlar kral o zaman çıplaktır.